Ana SayfaUncategorizedBal Gerçekten Bozulmuyor mu? Binlerce Yıl Dayanabilir mi?

Bal Gerçekten Bozulmuyor mu? Binlerce Yıl Dayanabilir mi?

Bal Gerçekten Bozulmuyor mu? Binlerce Yıl Dayanabilir mi? Mutfak dolabında uzun zamandır duran bir kavanoz bal buldunuz. Kapağını açtığınızda balın rengi biraz koyulaşmış, kıvamı değişmiş, hatta dibi şekerlenmiş gibi görünüyor. Çöpe mi atmalı, yoksa hiçbir şey olmamış gibi kullanmaya devam mı etmeli?

Bal Gerçekten Bozulmuyor mu?

Bal söz konusu olduğunda sık sık “Bal bozulmaz” denildiğini duyarız. Hatta bunun daha şaşırtıcı bir versiyonu da var: Antik Mısır mezarlarında binlerce yıllık bal bulunduğu ve hâlâ yenilebilir durumda olduğu anlatılıyor.

Bal gerçekten çok uzun süre dayanabiliyor. Ancak internette yıllardır tekrarlanan bu hikâyenin tamamı göründüğü kadar net değil.

Bal neden bu kadar geç bozuluyor?

Balın dayanıklılığının en önemli nedenlerinden biri, içinde mikroorganizmaların kullanabileceği suyun çok az olması.

Burada küçük bir ayrıntı var. Bal sıvı olduğu için içinde bol miktarda su bulunduğunu düşünebiliriz. Oysa bakteriler açısından önemli olan yalnızca toplam su miktarı değil, kullanılabilir su miktarıdır.

Balın büyük bölümünü glikoz ve fruktoz gibi şekerler oluşturur. Yoğun şeker, suyu kendine bağlar ve bakteriler ile diğer birçok mikroorganizma için oldukça elverişsiz bir ortam ortaya çıkarır.

Üstelik bal sadece şekerli değil, aynı zamanda asidiktir. Balın pH değeri çeşidine göre değişmekle birlikte genellikle yaklaşık 3,2 ile 4,5 arasındadır. Bu asidik ortam da birçok mikroorganizmanın gelişmesini zorlaştırır.

Balın doğal yapısında bulunan ve antimikrobiyal etkiye katkı sağlayan başka bileşenler de vardır. Hidrojen peroksit oluşumu, bazı fenolik bileşikler ve balın türüne göre değişebilen başka maddeler bunlardan bazılarıdır.

Kısacası bakterilerin karşısında pek de rahat yaşayabilecekleri bir ortam yoktur: az kullanılabilir su, çok fazla şeker ve asidik bir yapı.

Balın yıllarca dayanabilmesinin arkasındaki temel neden bu.

Bal Gerçekten Bozulmuyor mu? Peki o meşhur 3.000 yıllık bal hikâyesi?

İşin en merak uyandıran tarafı burası.

İnternette biraz araştırma yaptığınızda benzer cümlelerle karşılaşmak çok kolay: Antik Mısır mezarlarını açan arkeologların yaklaşık 3.000 yıllık bal bulduğu, hatta balın hâlâ yenilebilir olduğu söyleniyor.

Hikâye oldukça etkileyici. Fakat “3.000 yıllık bal bulundu ve hâlâ yenilebilirdi” şeklindeki anlatımın güvenilir birincil kaynağına ulaşmak sanıldığı kadar kolay değil.

Antik dönemlerde bal kullanıldığı ve arkeolojik alanlarda bala ilişkin bulgular elde edildiği konusunda şüphe yok. Ancak yıllardır internetten internete aktarılan “kavanoz açıldı ve bal hâlâ yenilebilirdi” kısmını kesinleşmiş bir bilimsel bulgu gibi anlatmak doğru olmaz.

Daha sağlam belgelenmiş başka bir keşif ise en az bunun kadar ilginç.

5.500 yıllık bal bulundu mu?

Gürcistan’da yapılan arkeolojik çalışmalarda yaklaşık 5.500 yıl öncesine tarihlenen kaplarda bal kalıntıları tespit edildi.

Kapların içinde bulunan kalıntıların incelenmesi sırasında farklı bitkilere ait polenlere rastlandı. Bulgular, kaplarda farklı türlerde bal bulunduğuna işaret ediyordu.

Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var.

Arkeologların karşısına, kapağı açıldığında hâlâ akışkan durumda duran ve tadına bakılabilecek 5.500 yıllık bir bal kavanozu çıkmadı. Tespit edilen şey, kapların içinde binlerce yıl sonra hâlâ belirlenebilen bal kalıntılarıydı.

Yani “5.500 yıllık bal bulundu” demek başka, “5.500 yıllık bal bugün bile yenilebilirdi” demek başka.

İkinci iddiayı doğrulayacak yeterli kanıt bulunmuyor.

Bal gerçekten sonsuza kadar dayanır mı?

Burada “bozulmak” kelimesi biraz kafa karıştırıyor.

Doğru şekilde üretilmiş, içine su karışmamış ve kapağı kapalı biçimde uygun koşullarda saklanan bal, mikrobiyal bozulmaya karşı son derece dayanıklıdır.

Ama bu, balın yüzlerce yıl boyunca hiçbir değişikliğe uğramayacağı anlamına gelmez.

Zaman geçtikçe balın rengi koyulaşabilir. Kokusu ve aroması değişebilir. İçindeki bazı enzimlerin etkinliği azalabilir. Saklama sıcaklığı da bu değişimlerin ne kadar hızlı gerçekleşeceğini etkiler.

Yani bir gıdanın mikroorganizmalar nedeniyle bozulmaması ile ilk günkü kalitesini koruması aynı şey değildir.

Balın uzun süre dayanabilmesinde düşük nem oranı ve yüksek şeker içeriği önemli rol oynuyor. Bu konuda daha ayrıntılı bilimsel bilgilere Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) bal hakkındaki çalışmasından ulaşabilirsiniz.

Bal Gerçekten Bozulmuyor mu? Şekerlenen bal bozulmuş mudur?

Dolabın kapağını açıp kavanozdaki balın katılaştığını gördüğümüzde ilk şüphe genellikle burada başlıyor.

Aslında balın kristalleşmesi son derece doğal bir olaydır.

Balın içerisindeki glikoz zamanla kristaller oluşturabilir. Balın hangi bitkiden elde edildiği, içerdiği glikoz-fruktoz oranı ve saklama sıcaklığı kristalleşme hızını etkileyebilir.

Bu nedenle kristalleşmiş bir bal görmek, tek başına onun bozulduğunu veya sahte olduğunu göstermez.

Daha akışkan hale getirmek istenirse balı aşırı ısıtmadan, kavanozu ılık su içerisinde bir süre bekletmek genellikle yeterlidir.

Balı gerçekten ne bozabilir?

Bal Gercekten Bozulmuyor mu 1

Balın uzun ömrünü sağlayan en önemli özelliklerden biri düşük su aktivitesiyse, doğal olarak en büyük sorunlardan biri de nem oluyor.

Bal çevresindeki nemi çekebilen bir gıdadır. Kavanoz uzun süre açık bırakılırsa veya içine doğrudan su girerse balın su oranı artabilir.

Yeterli miktarda nem oluştuğunda bazı mayalar için uygun şartlar ortaya çıkabilir ve bal fermente olmaya başlayabilir.

Bu yüzden balı kullanırken kavanoza ıslak kaşık sokmamak ve kapağını açık bırakmamak basit ama önemli iki alışkanlık.

Serin, kuru ve doğrudan güneş almayan bir dolap çoğu bal için uygun bir saklama yeridir.

Bal Gerçekten Bozulmuyor mu? Madem kolay bozulmuyor, üzerinde neden tarih var?

Marketten aldığımız bal kavanozlarının üzerinde tarih bulunması ilk bakışta çelişkili gelebilir.

Fakat ambalajdaki tarih yalnızca “bu tarihten sonra ürün kesinlikle bozulur” anlamına gelmez. Ürünün üreticinin öngördüğü kalite özelliklerini ne kadar süre koruyacağı da dikkate alınır.

Bal çok uzun süre mikrobiyolojik olarak dayanıklı kalabilse bile zaman içinde rengi, aroması ve kıvamı değişebilir.

Dolayısıyla “bal uzun süre dayanır” bilgisiyle kavanozun üzerinde tarih bulunması aslında birbiriyle çelişmez.

Bal Gerçekten Bozulmuyor mu? Herkes için güvenli mi?

Burada bal hakkında bilinmesi gereken önemli bir istisna var.

Bal doğal bir ürün olsa da tamamen steril değildir ve Clostridium botulinum sporları içerebilir. Yetişkinlerin bağırsak sistemi açısından genellikle sorun oluşturmayan bu durum, henüz bağırsak sistemi yeterince gelişmemiş bebekler için risklidir.

Bu nedenle sağlık otoriteleri 12 aydan küçük bebeklere bal verilmemesini öneriyor.

Balın pişmiş bir yiyeceğin içerisinde bulunması da bu tavsiyeyi değiştirmiyor.

Sonuçta bal bozuluyor mu, bozulmuyor mu?

“Bal hiç bozulmaz” sözü tamamen uydurma değil. Fakat biraz fazla iddialı.

Balın doğal yapısı gerçekten de mikroorganizmaların çoğalmasını son derece zorlaştırıyor. Uygun şekilde saklandığında birçok yiyecekle kıyaslanamayacak kadar uzun süre dayanabilmesinin nedeni de bu.

Ancak bal nem alabilir, fermente olabilir ve zaman içinde kalitesinde değişiklikler meydana gelebilir. Kristalleşmesi ise çoğu zaman bozulduğu anlamına gelmez.

Binlerce yıllık bal meselesinde de küçük ama önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Arkeolojik çalışmalarda binlerce yıl öncesine ait bal kalıntılarının bulunması gerçek. Fakat internette sıkça anlatılan “3.000 yıllık bal bulundu, kapağı açıldı ve hâlâ yenilebilirdi” hikâyesini aynı kesinlikle doğrulayamıyoruz.

Merak uyandıran daha fazla içerik için TuhafMi’yi keşfetmeye devam edin.

Belki de balı ilginç yapan tam olarak bu:

“Hiç bozulmuyor” demek doğru değil ama doğanın ürettiği en dayanıklı gıdalardan biri olduğu kesin.

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

Recent Comments